SIRADAN BİRİ OLMAMAK

SIRADAN BİRİ OLMAMAK

Sıradanlığın ötesinde geçmek neden önemlidir biliyor musunuz? Çünkü farkında olmak hem size hem de hayatınıza fark katar. Farkındaysanız, sıradan değilsinizdir.


Peki sıradan olmamayı nasıl başarabiliriz?

Bunun için bazı aşamaları hatırlamak ve üzerine düşünmek zorundayız;

 

1. Aşama; Hafıza

Sıradan olmamaya çalışmanın en önemli aşamalarından ilki hafızamızdır. Eğer hafızamızı kontrol edemezsek, bizi kandırır ve kabul etmemizi engeller.

Hafızamız bizi kontrol etmeden önce bizim onu kontrol etmemiz gerekir.

 

Neden mi önemlidir; şimdi şu soruları kafanızda cevaplayın:

 

• Bu sabah düşündüğünüz ilk şey neydi?

• Bir hafta önce ilk aklınıza gelen şey neydi?

• Bir ay önce aklınıza gelen ilk şey neydi?

 

Tahmin edeyim, birincisine kolayca cevap verdiniz, ikincisi daha zordu ve sonuncusu hiç hatırlamıyordunuz, değil mi? Nedeni çok basittir, zaman hafızayı tüketir. 

 

2. Aşama; Sonuçlar

Tam da şu an, uzun zaman önce aldığınız kararların ve eylemlerinizin sonucunu yaşıyorsunuz. Dış etkenler tabi ki etkili sonuçlarda fakat yaşadıklarımızı biz seçiyoruz ve öncesinde aldığımız kararların ve uygulama çabalarımızın sonucudur aslında şu anda yaşadıklarımız.

 

Örneğin: Son 2 yıldır her gün spor salonuna gittiniz, bu eylemlerin ve kararların sonucu, şu anda sizi fiziksel olarak güçlendirdi diyelim. Yani bugün biraz tohum ekerseniz, meyveyi bundan sonra 6/8 ay içinde hasat edebilirsiniz. Geçmişte yarattığınız bir realiteyi yaşıyorsunuz.

 

Bu neden oluyor? Kısaca; “Yaptığınız her hareket, eşit ve zıt bir tepki yaratır”

  

Bunu daha iyi anlamak için spor salonu örneğini gözden geçirelim. Bugün spor salonuna giderseniz, bir süre sonra alacağınız bazı sonuçlar şunlar olacaktır;

 

• Kaslarınız güçlenmeye başlayacak.

• Kazandığınız kuvvet, zinde kalmanızı sağlayacaktır.

• Daha zinde olduğunuz için, daha sağlıklı olmak için de daha motive olacaksınız.

• Daha sağlıklı olduğunuz için, muhtemelen daha fazla yaşayacaksınız.

 

Ve bunlar küçük bir hareketin yapabileceği tüm tepkilerden sadece BAZILARI.

 Bir eylem seçimden gelir, seçim düşüncelerinizden gelir, bu yüzden iyi bir zihne ihtiyaç vardır.

  

3. Aşama; Alışkanlıklar

 

Bir eylemde bulunmak için karar verdiniz, sonuçlarını analiz ettiniz ve harekete geçtiniz. Bu eylemi ne kadar çok tekrar ederseniz, bunu alışkanlık haline getirme olasılığınız o kadar artar.

 

Ve alışkanlıklar, bir insanı başarılı kılar dolayısıyla kararlarımızın başarılı sonuçlara dönüşmesi için alışkanlık haline getirmeliyiz.

 

4. Aşama; Yetenek

 

Bir eylemi bir kez yaptığınızda, elinizden gelenin en iyisini yaparsınız, ancak bu eylemi her tekrarladığınızda, bir öncekinden en az % 1 daha iyi olursunuz, neden? Tekrar ve tekrar uygulama sizi o konuda yetenekli hale getirebilir.

 

Pratik yapın ve daha iyi olmayı hedefleyin, pratikte ısrarcı olmak sizi o konuda yetenekli yapabilir, bunu asla es geçmeyin.

 

Şimdi tüm bu kavramları gözden geçirelim ve biraz daha ilginç hale getirelim!

 

Hafıza, onu kontrol etmezseniz sizi geri çevirebilir ve yaşadığınız hayal kırıklıklarının, geçmiş seçimlerinizden kaynaklandığının farkına varırsınız. Bir eylem yaptığınızda hafızanız tazedir ve bu eylemi sonraki zamanlar için hatırlar. Ancak bu eylemin gerçek sonuçları belki uzun zaman alabilir. Ve işte çoğu insanın çok erken pes etmesinin ve uzun dönem hedeflerini gerçekleştirememesinin veya birçoğunun yeni alışkanlıklar yaratmada başarısız olmasının nedeni budur. Bu yüzden birçok insan başladığı farklı koşuşturmalarda başarısız olduğunu düşünerek pes eder.

 

Şu anda yaşadığımız sonuçlar, yıllar önce aldığımız seçimlerden ve yıllar sonra yaşamak isteyeceğimiz sonuçlar, bugün aldığımız seçimlerinizin kalitesiyle tanımlanır.

 

Geçenlerde 9 yaşındaki kızımla zaman makinası ile ilgili bir sohbette şunu sormuştum kendisine; Eğer bir zaman makinası olsaydı ve kullanmak için tek bir şansın olsaydı hangisini tercih ederdin, geçmişe mi, geleceğe mi gidip dönmek isterdin?

Henüz bu dünyada 9 yıl yaşamış biri bile geçmişe gitmek isterdim dedi, soruya cevap verenlerin belki de yarısından fazlası gibi. Fakat gitmemiz gereken yer aslında gelecektir. Böylece zaman içinde verdiğimiz kararların sonuçlarını gelecekte neye sebep olduğunu görüp sonraki kararlarımızı buna göre alabilirdik. 

 

Öyleyse neden herkes kendine iyi bir gelecek inşa etmek için doğru kararları almıyor?

 

Cevabı basit aslında; Anlık tatmin ve şikâyet.

İnsanlar, gecikmiş haz yerine anında tatmin olmayı tercih ederler. Bu anlık tatmin duygusu insanları sabırsız yapar ve başarısızlık anında şikâyete dönüşür.

 

Örneğin; Sırf yediğimiz an bize verdiği anlık haz nedeniyle, daha fazla abur cubur yeriz. Çünkü sağlıklı beslenmek bize anında bir tatmin sağlamaz, sadece hazzı geciktirir. Anlık haz nedeniyle aldığımız kilolardan şikâyet etmek en kolay yoldur. Ödemdir aslında onlar hep J

  

Ya da günlük kullandığımız sosyal medya mecralarını düşünün, basit, kolay ve rahat olduğu için Instagram, Twitter, Facebook'da sonsuz gezinebiliyoruz, hiç sıkılmıyoruz.

 

Ama neden durup bir kitap okumaya başlamıyoruz? Hepimiz anında tatmin tuzağına düşen bizim gibi insanları görmeyi tercih ediyoruz.

 

Neden bu tuzağa düşüyoruz?

Çünkü anlık tatmin toplumunda yaşıyoruz. Farklı olmaya çalışmıyoruz. Sıradan insanları takip ederek sıradanlığın meşru haline getirildiği bir toplumda yaşıyoruz. Fakat her küçük değişikliğin, büyük bir değişime neden olabileceğinina farkına varamıyoruz.

 

Bugün (hafızamızı yoklayarak) yaptığımız KÜÇÜK bir seçim (alışkanlıklarımız, yetenek ve sonuçlar yoluyla) BÜYÜK bir değişiklik haline gelebilir.

 

Şimdi, seçimlerimizin geleceğimizi nasıl büyük ölçüde ETKİLEDİĞİNİ anlıyor musunuz?  

 

Sıradanlığın ötesine geçmek ve bunların farkında olmak işte bu yüzden çok önemlidir. Kararlarımızı geleceğimize göre vermek bizi sıradanlıktan kurtarır.