MASLOW’ UN PİRAMİTİNDEN 4M²‘LİK DİKDÖRTGENE

MASLOW’ UN PİRAMİTİNDEN 4M²‘LİK DİKDÖRTGENE

Abraham Maslow insan davranışlarına yön veren temel gereksinimlerin neler olduğunu “gereksinimler hiyerarşisi” kuramı ile açıkladığını birçoğumuz biliyordur. “Maslow ’a göre insanlar, doğuştan gelen ve belirli davranışlarına yön veren bir takım gereksinimlere sahiptir. Bu gereksinimler tatmine ulaşıncaya kadar insan davranışlarını etkilemekte ve hiyerarşik bir düzen içinde aşağıdan yukarıya doğru sıralanmaktadır. Maslow’a göre insanlar, alt-düzey gereksinimini (yeterince) tatmin ettikçe en alttakinden en üste doğru ilerlemekte ve ayrıca tatmin edilen gereksinim davranışı artık etkileyememektedir.
 
 

 

Akademik olarak kısaca bu şekilde anlatılan bu hiyerarşi kuramı için bir de piramit yapılmış ve bu gereksinimler aşağıdan yukarıya doğru tanımlanmış.

 

Maslow'a göre birey için o an baskın olan gereksinimler hangi kategoriye ait gereksinimler ise kişilik gelişmişlik düzeyi de onun istencinden ya da seçiminden bağımsız olarak bu gereksinim kategorisine karşılık gelen düzeyde bulunacaktır. Daha çok detay vererek konuyu daha da bulanık hale getirmeyeceğim. Tüm bu tanımlamalarda da anlatılan gerçek, insanların belirli ihtiyaçları karşılamadan bir üst sınıftaki gereksinimleri de karşılayamaması anlamına geliyor. İşi olmayan birine saygınlık gereksinimini veya başarı gereksinimine sahip değilsin diyemezsiniz. Ya da sokaklarda gördüğünüz aç, evsiz insanların öncelik gereksiniminin “ait olma” sını bekleyemezseniz. Hayattaki önceliklerimiz de işte bu piramitin en altından yukarıya doğru giden ve sahip olduğumuz değerler ile olmak istediklerimiz arasındaki farktır aslında.
            Önce nefes aldığımıza, karnımızı doyurduğumuza, bir ailemizin olduğuna,  barınacak bir yerimizin olduğuna, arkadaşlarımızın olduğuna ve işimizin olduğuna şükredecek sonra bir üst sınıftaki saygınlık, başarı, başkalarına saygı gibi değerleri kazanmak için mücadele edeceğiz ve en sonunda erdemli olmak üzerine master degree yapacak konuma geleceğiz. İşte tüm mantığın özeti de budur. Piramitin en üst noktasında mısınız? İnsan motivasyonun kaynağı olan her şeyi tamamladığınızı mı düşünüyorsunuz? İşte o nokta en zorudur ve bir tepede durmanın tehlikesi olan “BEN”, “KİBİR” ve “GURURA” sahip olmanıza ramak kalmıştır. En tepede de olsak, hayatın bir bölümünü tamamladığımızı düşünmemiz ve eninde sonunda da bir noktada bitecek olan bu hiyerarşi içerisindeki tüm adımlarda “ŞÜKÜR” en birincil düsturumuz olması gerekiyor sanırım. Ne yaparsak yapalım, ne olursak olalım eninde sonunda tüm bu hiyerarşi bitecek ve yaklaşık 4m2’ lik bir diktörgen içerisinde bulacağız kendimizi. Tek yapmamız gereken son düzlükteki geometrik şeklin varlığını unutmamak.
         Bir hikaye ile bitirelim bugünün yazısını da;
 
            Hz. Ömer, adaletten şaşmamanın yolunun ölümü hatırlamak olduğunu anlar ve işsiz bir adamı yanına çağırarak “her gün gelip bana; “Ölüm de var yaa Ömer” diyeceksin” demiş ve her geldiği gün için ona para vermiş. Uzun yıllar bu her gün rutini tekrarlanmış ve bir gün yine bu adam gelip “Ölüm de var yaa Ömer” dediğinde Hz. Ömer artık gelmene gerek yok demiş. Bunun üzerine adam “Ne oldu yaa Ömer ölmeyecek misin?” diye kibirlendiğinde, Hz Ömer sakalında çıkan ak bir tüyü göstererek, “Artık bana ölümü hatırlatacak bir iz var yüzümde, senin gelip her gün söylemene gerek yok” demiş.